Kızlık zarının fizyolojik olarak görevi; genelde embryonik dönemde mikroorganizma ve yabancı cisimlerin vajina içine girişini engellemektir. Tıbbi açıdan bakıldığında ise özellikle gelişmiş toplumlarda en sık cinsel şiddete ve istismara maruz kalan çocukların tanınmasında incelenmektedir.
İnsanlığın tarihsel gelişimi süresince pekçok toplum, kızlık zarını, hymeni saflığın ve el değmemişliğin, yani bekaretin sembolü olarak görmüştür. Bu inanışın yansımaları, hala daha, özellikle bizim toplumumuz gibi gelişmekte olan toplumlarda sıklıkla yaşanmaktadır. Günümüzde kızlık zarının anatomik ya da fizyolojikten çok sosyolojik bir fonksiyonu vardır.
Kızlık zarı belirli bir yapıda değildir. Anatomik olarak vajinayı oluşturan ve mukoza adı verilen dokunun vajina girişini oluşturan doku kıvrımıdır. Kızlık zarının özgün yapısı bazı kadınlarda penis girişine müsade eder ve çok defa ilişkide bulunsa bile zarda yırtık meydana gelmez. Kızlık zarı gebeliğe karşı koruma sağlamaz.
Kızlık zarı tamir edilebilir ve bu işleme himenoplasti (hymenoplasty) ya da hymenorraphy adı verilir. Doğum yapmış kadınlarda bile kızlık zarı tamir edilebilir. Kızlık zarının tamir edildiği ancak jinekolog ya da adli tabip tarafından anlaşılabilir. Ancak kızlık zarı tamirinde kanama olması %100 garanti edilemez. Türkiye''de kızlık zarı dikilmesi için alınan ücretlerin 140-1500 dolar arasında değiştiği belirtilmektedir. İşlem genelde 30 dakika kadar süren, genel ya da lokal anestezi altında yapılabilen nispeten basit bir operasyondur.