Kudret
Narı'nın faydaları şöyle biliniyor:
"Mide ülseri, bağırsak iltihabı, kabızlık ve gastrit için 40
gün süre ile tüketilmesi gerekiyor. İki şekilde tüketiliyor.
Eylül ayında taze olarak çıkan kudret narı, olgunları balla
karıştırılarak tüketilebiliyor.
Olgunlaşarak kavuniçi rengi alan meyve, tabakta eziliyor,
bir miktar balla karıştırılıp, sabahları aç karnına 1 çorba
kaşığı yeniliyor. Üzerine hiçbir şey kullanılmıyor.
En az 41 gün kullanılması tavsiye ediliyor. Taze meyve
bulunmayan mevsimde ise, halis zeytinyağı içinde 6 ay
bekletilen kudret narı ise her sabah bir çorba kaşığı tabağa
konularak, 1 çorba kaşığı süzme balla karıştırılarak aç
karna yeniliyor.
Bu şekilde de 41 gün devam edilerek kabızlık, mide
hastalıkları, iştahsızlık tedavi ediliyor. Hariçten ise
yanıklar, kesikler ve yaralar için kullanılıyor.
Kadınların vajina yaraları için de kullandığı zeytinyağında
bekletilmiş kudret narı, açık yaralar için ise en çabuk
iyileştirici olarak biliniyor."
GEBELİKTE DÜŞÜKLERE KARŞI ÖNLEM
Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-4 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan yudumlanır.
Gürgen
ağacı: Gürgen ağacının genç sürgünleri uzun
süre kullanılarak düşüklere karşı önlem alınabilir.
Bir avuç dolusu ince kıyılmış taze sürgün yarım litre sütün
içinde kısaca kaynatılır. Süzülen sütün içine bir yumurta
sarısı eklenir ve herkesin kendi yöntemine uygun biçimde,
bir un çorbası hazırlanır. Haftalarca ve hatta hiç
çekinmeden aylar boyunca, akşam yemeklerinden önce bir tabak
çorba içilir.
Kekik: Yarım tatlı kaşığı kekik, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan yudumlanır.
Bitki karışımı: Eşit oranda ince kıyılmış arslanpençesi ve civanperçemi iyice harmanlanır. Yarım tatlı kaşığı bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyuna yayılarak 2-3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan yudumlanır.
Böğürtlen yaprağı(çevirenin önerisi): Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış böğürtlen yaprağı(taze bitki daha etkilidir), orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve iki dakika demlendikten sonra süzülür. Gebelik boyunca her gün 1-2 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan yudumlanır.
Kafkas viagrası olarak da anılan yeşil cevizin özellikleri bilinenden çok daha fazla.
Bu ceviz bildiğimiz cevizin ham haline benzese de çok farklı. Kafkas bölgesinin özel doğa koşullarında yetişen nadir bir ürün yılda bir kez hasat edilen ürünlerin toplanma sezonu, Haziran ayının 5'i ila 15'i arasında kontrollü bir şekilde yapılıyor. Yüzde yüz doğal bir ürün.
YEŞİL
CEVİZ CİNSEL GÜCÜ ARTIRIR
Kafkas kökenli yazar Ayson Karabağ, yeşil
cevizin bölgede yaşayan insanların konuklarını ağırlamada
önemli bir görev üstlendiğini anlatıyor.
“Kafkasların uzun yaşamasının sırlarından birisi,
yaşadıkları ortam ise diğeri de aldıkları gıdalar Yeşil
ceviz, Kafkaslarda ev sahiplerinin konuklarına ikram
ettikleri en gözde yiyeceklerden birisi.”
Cevix-y'nin
basın danışmanlığı görevini üstlenen Ayson Karabağ,
“Bildiğimiz cevizlerden farkı ne?” sorusuna ilgi çekici bir
karşılık veriyor:
“Anzer balının öteki ballardan farkı ne kadar var ise,
Kafkaslarda yetişen yeşil cevizin diğer yörelerde
yetişenlerden o kadar farkı var
Kafkas cevizinin yiyenler ve yörede yaşayanlarca bildirilen
özelliklerinden ve faydalarından bazıları şunlardır: “İlaç
niyetine yenilir, hücre yenilenmesine faydası olur, cinsel
gücü arttırır, cinsel isteksizliği giderir.
Beyin hücrelerini geliştirir, maksimum enerji sağlar, yaşlanmayı geciktirir, kolesterolü düşürür, kabızlığı giderir, astım ve bronşite iyi gelir. Kemik ve zeka gelişimine faydası vlardır. Farklı lezzetiyle yeşil ceviz özellikle vitamin deposu özelliğini taşır.” Bu özellikleri ve faydaları kullanan kişilerin tecrübe ettikleri ve faydalandıkları bilinmektedir.
NASIL
KULLANILIR?
Sabah, akşam ikişer adet alınır, şerbeti ise bir bardak
sıcak su veya çaya bir tatlı kaşığı alınarak içilir.
Cevix-y'nin bir ilaç olmadığını belirten firma yetkilileri
beslenme destek ürünü olduğuna dikkat çekiyorlar. Buna
rağmen marketler yerine eczanelerde satılma yolunu
seçmişler. Cevix-y, Türkiye'de tek tip ambalaj ve gramajda
piyasaya sunulmuş.
HÜCRE YENILEYICI KANTORON YAĞı
Kantaron yağı hem kantaron bitkisinin, hem de zeytinyağının şifasını bünyesinde barındırıyor. Eski çağlardan beri kullanılan kantaron yağının, mikrop öldürücü ve damar büzücü etkisi modern araştırmalarla da kanıtlanmış durumdadır. Sizlere de kantaron yağını evinizde bulundurmanızı ısrarla öneriyorum. Ona en beklenmedik anda ihtiyaç duyabilirsiniz. Zaten kantaron yağını kullanıp etkisini gördüğünüzde, ondan vazgeçemeyecek, çevrenizdeki insanlara da tavsiye edeceksiniz.
KANTARON YAĞININ ŞİFA ÖZELLİKLERİ:
Kantaron yağı her türlü yaralarda başarıyla
kullanılmaktadır. Açık yaralar, taze yaralanmalar, kesikler,
ezikler, çarpmalar sonucu oluşan morluklar vb durumlarda
iyileşme sağlar. Kantaron yağı;
*Antiseptik
özelliğiyle yarada mikrop üremesini engeller
* İltihap
önleyici özelliğiyle yarada herhangi bir iltihap oluşmasına
engel olur
*Damar büzücü
etkisiyle kanamayı kısa sürede durdurur
*Hücre
yenileyici özelliğiyle yaranın çabuk kapanmasını sağlar
*Aynı zamanda
sürüldüğü sürece yaranın sebep olduğu ağrı ve sızıları yok
eder, büyük bir rahatlama sağlar.
Yanıklarda ve haşlanmalarda da kantaron yağı bir numaralı yardımcınız olmalı. Yanıkları kısa sürede iyileştirdiği gibi, yanık anındaki acıyı dindirir. Yanığın mikrop kapmasını ve iltihap oluşumunu engeller. Güneş yanıklarında da kantaron yağından yararlanabilirsiniz. Yanık bölgelerinize sürdüğünüzde acınızın azaldığını hemen hissedeceksiniz. Yanıklarınız kısa sürede iyileşecektir.
Trafik kazaları sonucu meydana gelen
iç yaralanma ve iç kanamalarda hem sürülerek, hem de dahilen
içilerek kullanılır. Damar büzücü oluşu sebebiyle iç
kanamaların durmasına yardımcı olur.
Hematomlarda (derideki mavi-mor lekeler), beze
şişkinliklerinde ilgili bölgeye sürülüp masaj yapılır
Pürüzsüz bir cilde sahip olabilmek
için, cilt bakım yağı olarak yararlanabilirsiniz
Bebeklerin karın ağrılarında kantaron yağı kullanıldığında
ağlamaları sona erer. Ağlayan bebeğin karnına kantaron
yağıyla, sağ avuç içi kullanılarak hafif hareketlerle masaj
yapılır. Masaj yaparken bebeğinize sevginizi hissettirmeyi
de sakın unutmayın.
Sırt ağrıları, lumbago, siyatik ve romatizmada masaj yağı olarak kullanılmaktadır. Yalnız bu rahatsızlıklarda 1/10 oranında ardıç veya kekik yağı (yada her ikisi de) eklenerek kullanılır. Ağrıyan bölgeye bu yağla masaj yapılır. Kısa sürede ağrılarınızın hafiflediğini göreceksiniz. Değişik bitki kürlerinin yanı sıra, bu masajla hastalığınızı tamamen tedavi etme şansına sahipsiniz
Dahilen kullanımda kan şekerinin
düşürülmesine yardımcı olur.
Yine dahilen iç ve dış varislerin tedavisinde etkilidir.
Bunu damar büzücü özelliğiyle yapar
Mide ağrılarında ve mide ülserinin tedavisinde de dahilen
kullanılır.
Uyarı: dahilen
kullanımlarda günde bir tatlı kaşığından fazla içilmesi
uygun değildir
GÜLSUYU VE GÜLYAĞININ FAYDALARI
İşte
gülün mucizevi faydaları;
Gül binbir derde devaTıp dünyası gül
mucizesini yeni keşfetti. Oysa Osmanlı ve islam dünyasında
gülün sağlık alanındaki kullanımı çok yaygındı.Cerrahpaşa
Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Ana Bilim Dalı
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayten Altıntaş, gül yağı, gül suyu,
gül şerbeti, gül reçelinin, binlerce yıl çeşitli
hastalıkların tedavisinde ilaç olarak kullanıldığını
aktardı.5 yıldır bu alanda araştırma yapan Altıntaş, gülün
faydalarını sıraladı.
Gül suyu;Ciltteki yaralanmalarda ve cilt hastalıklarının iyileştirilmesinde büyük etkiye sahip.-Serinletici ve ateş düşürücü özelliği bulunmakta.-Kırışıklıklara karşı ve yaşlanma etkilerini geciktirici özelliği var.
Gül yağı:Çağımızın hastalığı strese karşı iyi geliyor.-Osmanlılar'da gül yağı psikolojik tedavilerde kullanılmış.-Gül yağı ile baş ovulduğunda baş ağrılarına iyi geldiği gözlenmiş.Gül reçeli, şurubu ve şerbeti ise mide için bire bir. Hazımsızlıkta, karaciğer hastalıklarında gül reçelinin tedavi etkisi büyük.Osmanlı ve İslam dünyasında önemli yeri olan gülü tıp dünyası yeni keşfetti.
DOĞAL YOLLARDAN GÖĞÜS BÜYÜLTME
PORTAKAL YAĞI,Cildi sıkılaştırma özelliği vardır,ayrıca göğüslerinize masajla uygulayın MERSİN YAĞI,adele kuvvetlendiricidir,masajla uygulanabilir
İşte güzelliğinize güzellik katacak küçük ama önemli ipuçları...
AKNELER İÇİN
Evde biraz sütle mayaladığınız doğal yoğurdu aknelerinizin
üzerine sürün. Birkaç dakika bekledikten sonra bir parça
pamukla silin. Ertesi gün akneden eser kalmadığını
göreceksiniz.
TONİĞİNİZİ KENDİNİZ YAPIN
Kendi toniğinizi kendiniz yapın. Bir çay bardağı içme
suyunun içine iki damla mentol ya da lavanta esansı
damlattıktan sonra buzdolabında soğutun. Bir parça pamukla
yüzünüze uygulayın. Gözle görülür bir canlanma
hissedeceksiniz.
SAÇLARINIZ İÇİN MUZ Kuru saçları nemlendirmek ve canlandırmak için olgun bir muzu iyice ezin. Bir ay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınıza friksiyon yaparak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın. Sonuca inanamayacaksınız.
SAÇI
YAĞLI OLANLARA BİR TAVSİYE
Aloe vera içeren bir parça saç jölesiyle aynı miktarda
şampuanı karıştırın. Karışıma bir çorba kaşığı limon suyu
katıp saçınıza uygulayın. En az iki haftada bir bu maskeyi
yapın; saçınızın yağ oranı normale dönecek.
CİLDİNİZ VE TIRNAKLARINIZ İÇİN
İçebildiğiniz kadar su için. Cilt bakımı ve sağlıklı saç ve
tırnaklar için su içmek şart. Günde en az sekiz bardak su
vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlıyor. Su aynı zamanda
diyet listelerinin de vazgeçilmez ögesi.
SAĞLIKLI VE GÜZEL DİŞLER İÇİN
Sağlıklı ve güzel dişlere sahip olabilirsiniz. Bunun için
yapmanız gereken tek şey, bir miktar sodayla
hidrojen-peroksidi karıştırıp haftada bir kez bu karışımla
dişlerinizi fırçalamak. Diş ve dişetlerindeki bakteri ve
plaklara yaşam şansı tanımayacaksınız böylece.
SELÜLİT İÇİN KAFEİN
Selülitle başınız dertteyse, selülitli bölgeye limon ya da
greyfurt yağıyla masaj yapın veya yaptırın. Ancak ondan daha
ilginç bir önerimiz daha var size. Piyasadaki selülit
kremlerinin hepsinin içeriğinde kafein olduğunu biliyor
muydunuz? Duş yaptığınız sırada, bir fincan ılık, kafeinli
granül kahveyle selülitli bölgeye sıkı bir masaj yapın.
Farkı hemen farkedeceksiniz.
1 bardak suyu kaynatın.1 çay kaşığı hint yağı ve 12 gr kakao yağı(1 yemek kaşığından biraz az) ekleyip karıştırın.Kabı sıcak su dolu bir başka kabın içine yerleştirip krem kıvamına gelene kadar ısıtın.Karışımı soğutup 15 gün boyunca yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize sürün.Sürme işlemini kirpik kökünden uca doğru uygulayın.
Kirpiklerinizi Gürleştirmek İçin:
Eşit ölçüde hint yağı ve badem yağını bir
şişede karıştırıp 15 gün boyunca akşamları yatmadan önce
gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize dipten
uca doğru sürün.
Eller
Kışın elleriniz ve
ayaklarınız rüzgara, soğuğa ve hatta güneşe maruz kalır.
Ellerinizi kışın etkilerinden korumak için:
* Ellerinizi sürekli olarak uygun
nemlendiriciler ile nemlendirin.
* Dışarıda iken daima eldivenlerinizi giyin.
* Güneş koruma faktörü içeren el kremleri kullanın.
* Eğer parmak veya ellerinizde çatlaklar varsa, bu bölgelere
hidrokortizon uygulayın.
*Ev işlerinde lastik eldiven giyerek, ellerinizin su ve
deterjan ile temasını minimize edin.
Tırnaklar
Cilt gibi tırnaklar da soğuktan ve kaloriferlerin
sebep olduğu nem kaybından dolayı kurur.
Tırnaklar nemsizlikten daha kırılgan
hale gelir. Tırnaklarınızı korumak için:
* Tırnaklarınız, nemini etrafındaki tırnak
etinden alır, tırnak etlerinizi nemlendirin.
*Tırnak etlerinizi mümkün olduğu kadar kendi haline bırakın;
itin ama kesmeyin.
* Kurumuş tırnak etleriniz ve şeytan tırnaklarınız kışın
artar ve yünlü giysilerinize takılırlar.
Haftalık düzenli manikür bu sorunu
ortadan kaldırır.
*Protein ve kalsiyum açısından
zenginleştirilmiş tırnak kuvvetlendiriciler kullanın. Bu tip
ürünler, nemlendiriciler ile güçlendirilmiştir ve tırnak
üzerinde bir koruyucu katman oluşturur.
* Kışın meyve ve sebze tüketimi azalır, daha çok nişasta
içeren besinler alınır. Bu da vitamin eksikliğine ve
dolayısıyla tırnaklarınızın kalitesinin düşmesine neden
olur. Kışın dengeli beslenmeye dikkat edin.
*Sıcak çay ve kahve çekici olsa da bol su içmeyi unutmayın.
Ayaklar
Kış aylarında açıkta olmasalar da ayaklarınız gerektiğinden
daha fazla bakım ve özen ister. Kapalı ayakkabılar içinde
olduklarından, sürekli çorap giyildiğinden daha çok
terlerler ki bu da koku problemini ve mantar enfeksiyonu
riskini artırır. Çatlayan topuklar da cabasıdır.
Ayaklarınızı korumak için:
* Sıcak su yerine ılık su ile banyo ya da duş yapın.
*Ayaklarınızı günde iki kere uygun kremler ile nemlendirin.
* Ayak tırnaklarınızı, parmak aralarınızı mantar riskine
karşı çok fazla nemlendirmekten kaçının.
*Ayağınızdaki ölü derileri haftada bir kez ponzalayarak
uzaklaştırın.
* Topuk çatlaklarına, yoğun nemlendiriciler, antibiyotik
kremler ve ayaklarınızı nemli tutan özel gece çorapları ile
bakım yapın.
* Mantar riskiniz varsa çoraplarınızı ve ayakkabılarınızı
giymeden önce ayak pudrası kullanın.
Isırganotu: Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu yaprağı, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyunca 3-4 bardak taze demlenmiş ısırganotu çayı soğutulmadan yudumlanır.
İsveç Şurubu: Isırganotu çayına günde 3 çay kaşığı İsveç Şurubu eklenerek, öğünlerden önce ve sonra içilir.
HERBALİST LEYLA ÇABUKTAN ÖNERİLER
Yüzünü doğaya dönen herkes mutlu ve uzun yaşar.Bu sözler kendini doğaya ve altarnatif tıbba adayan Hülya Leyla Çabuğa ait..Leyla çabuk herkesin yemeğe kullandığı sebze ve meyveleri güzellik maskesi ve deri hastalıklarının tedavisinde kullanıyor.İstanbul Şaşkınbakkalda'ki tedavi merkezinde bitkilerin şifalı güçlerinden faydalanarak sedef kellik ve güneş lekesi gibi hastalıklara çözüm üretiyor.Hemen hemen tüm sağlık sorunlarının çözümünün doğada olduğunu savunan çabuk sorunlu olan bölgeyi ve kişiyi görmeden yorumda bulunmuyor.İnsanların sorunlarını çözmekten büyük zevk aldığınıda belirtmeden geçemiyor
LEYLA ÇABUKTAN ÖZEL REÇETELER
SEDEF HASTALIĞI:Öncelikle dağlama tedavisi yapılıyor.Katırtırnağı ve bitkisinin kökü ve ayrıkotu üzümler budandığında çıkan suda bekletiliyor.Bu su sağlam yeri değil.Bozuk yeri yakıyor.Sonra ana tedaviye geçiliyor.Kaldirik kökü.böğürtlen kökü,tütün kökü ve sakarca kökü kaynatılıyor.Kaynayan su bir kenarda bekletiliyor.Topraktan yapılan lapayla karıştırılıp sorunlu bölgeye sürülüyor ve 3 saat bekletiliyor.
KELLİĞE KARŞI:Aynı yöntem uygulanıyor.Dağlama bitkisi suyu sorunlu bölgeye uygulanıyor.Bu üstteki deriyi dağlıyor.Alttaki deri kendine geliyor.Hücreler yenileniyor.
GÜNEŞ LEKELERİ:Karalahana ve pırasa çiçeğinin tohumları karanlık bir yerde ve kavanozda bekletiliyor.Daha sonra özleri alınıyor.Özleri kurutulup yoğurtla karıştırılıyor.Bu karışım cilde doing etkisi yapıyor.
DOĞAL ALLIK:Yabani böğürtlenden elde edilen su yüze sürülüyor.Bu losyon yüzde pembelik sağlıyor.
MASKELER:Bakla nohut ve fasülye gibi bitkilerin kabuğu alınıp içi eziliyor.Yoğurtla karıştırılıp yüze sürülüyor.
TÜYLER İÇİN:Karadeniz'de yetişen tane bitkisi kandavuz ve zambak'ın kökleri kurutulduktan sonra değirmende çekiliyor.Yaprakları kaynatılıyor.Aknıdırık bitkisi ile tüyler temizleniyor.Sonra üzerine bitki karışımı konuyor.Üç günde kıl kökleri kurutuluyor
AĞRILARA VİŞNE TADINDA ÇÖZÜMLER
Doğru duydunuz.
Yapılan bir araştırmada düzenli olarak tüketilen vişne
suyunun, ağırlık çalışmaları sırasında meydana gelen kas
ağrılarının azalmasına yardımcı olduğuortaya kondu. Vişneler
içeriğindeki fenol ve antosiyanin sayesinde, ağrıları
hafifletiyor
Elbette kullanacağınız ağrı kesici krem ve merhemlerin etkisini yadsımıyoruz, fakat neden daha tatlı kokan bir çözüme hayır diyelim ki!
Ağırlık çalışmaları uzun vadede kas yapımına yardımcı olur fakat kısa vadede geçici kas zedelenmeleri yaratır; özellikle de egzersiz sırasında aşırıya kaçarsanız.
Vücudunuz bu hasar olduktan sonra, ağrı kesici bileşenlerini hemen olay yerine yollayarak olaya müdahale eder. Fakat ertesi gün merdiven çıkarken bu hasarın sonucunu daha iyi görebilirsiniz...
Vişne suyuna evet diyin! Bir şişe vişne suyu yaklaşık olarak 100-120 vişnenin antosiyanin içeriğine sahiptir. Bunun yarısı ise size tamamen yetebilir.
Hem yumuşak tadı, hem de ağrı karşıtı özelliğiyle tatlı bir alternatif değil mi
SAÇLARINIZIN HIZLI UZAMASINI İSTERMİSİNİZ?
Sigara yine damaraları büzücü etkisi
ile kan dolaşımını bozan ve besinlerin, oksijenin hücrelere
ulaşımını engelleyen bir faktördür.
Dikkat edilecek olursa saç uzamasını olumsuz yönde etkileyen
faktörler yaşantımızda sık karşılaştığımız faktörler.
Saçlarının hızlı uzamasını isteyen kişileride etkileyen
faktörlerdir. Saç yapımı ile ilgili olarak bazı vitaminlerin
önemli olduğu günümüzde biliniyor. Ancak bu vitamin ve
mineraller günlük beslenmemiz yolu ile zaten alınan
vitaminlerdir.
Zaman zaman takviye olarak bu tip
vitaminlerden almak eksiklik varsa düzeltir. Saçların
uzamasını hızlandırmak için yapılacak en iyi şey saçların
uzamasını azaltan faktörler ile savaşmaktır.
Sağlıklı beslenme, özellikle sebze ve meyvaların ağırlıklı
olduğu beslenme tarzları, bol su içmek, düzenli ve yeterli
uyku çok önemlidir. Stress yine salgılattığı adrenalin gibi
hormonlar yolu ile damarlarda daralmaya yol açar ve saç
köklerinde beslenmeyi bozar. Stresi düşürecek önlemlerde saç
uzması açısından önemlidir.
Sigara içerdiği nikotin ve karbon mono oksit gazı ile olumsuz etkileri olan bir faktördür. Nikotin damarları daraltırken, karbon mono oksit gazı kanda oksijen taşınmasını bozarak hücre beslenmesini bozarlar. Yeterli besin ve oksijen alamayan saç köklerinin normal üretimlerini yapması zordur. Saç derisine uygulanacak sıcak havlular, hafif masajlar bu bölgede dolaşımı arttıtacak ve saç köklerinin normal beslenmesini sağlayacaktır.
NÜKHET DURU'NUN SIRRI ÇÖZÜLDÜ Nükhet Duru sonunda sırrını açıkladı! Bol bol sebze ve meyve yemesi, spor yapması, vücuduna kaya tuzu sürmesi, kahverengi şekerle yüzünü ovması, sabahları limonlu ballı su hüpletmesi bir yana, Nükhet Duru'nun esas sırrı başkaymış meğer. Kadınları kıskançlıktan çat çat çatlatan cilt güzelliğini, kırışmamasını özel bir kreme borçluymuş.
OHT peptide-3. Nükhet duruya göre"Anti-aging yaşlandıktan sonra değil, 20 li yaşlarda başlamalı" Nükhet Duru bu kremi yıllar önce Amerika'da keşfetmiş de söylememiş. Çünkü hanımlar ne kullandığını sorunca "Türkiye'de yok" cevabını vermek istemezmiş. Sonra ısrar kıyamet, kremi kadınlara hizmet amacıyla yurdumuza getirtmiş. Neyse kadına, erkeğe, gence, yaşlıya duyurulur. Sosyete duruma çoktan hakim olmuş bile. Şimdilerde anti-aging hadisesinde bu konuşuluyor ve sadece eczanelerde satılıyor. Çalı şeklinde bodur bir ağaçlardan olan gilaboru, kırmızı salkım şeklinde yuvarlak meyvelidir.
Bu meyveler sonbaharda toplanır. İlk toplandığında acı bir
tadı vardır. Su içinde salamura yapılır.
Önceleri sert halde olan meyveler Ekim yada Kasım ayı gibi
yumuşamaya başlar. Meyveler, salamura yapıldığında acılığını
kaybeder.
Bu haliyle içilebilir hale gelir. Meyveler salamura
küplerinden günlük içilecek miktar çıkarılır, sıkılır, su
ilave ve tercihe göre bal ilave edilerek içilir, sıkılan
meyvenin aynı gün tüketilmesi gerekmektedir”
Uzmanlar,
Gilaboru suyunun,
safra kesesi ve bazı karaciğer hastalıklarına iyi geldiğini,
bazı kanser tümörlerini azaltmadaki olumlu etkileriyle
ilgili olarak halen Amerika'da, Harward Medicine School'da
yapılan ve The New England
Journal of Medicine'da yayınlanan çalışmada
:
günde 250 gram gilaboru suyu tüketiminin sağlık üzerine
olumlu etkilerinin olduğu, Üriner enfeksiyonlar ile kanser
tümörlerindeki azalmaların gilaboru da bulunan antioksidan
maddelerle olan bağını takip ettiklerini belirtiyorlar.
ISLAK LİPOSUCTİON NEDİR ? YAĞ ALINDIKTAN SONRA SPORA DEVAM
Bu iz zamanla azalıyor, ince bir ip
şeklini alıyor. Kişilerin yara iyileşmesi iyiyse erken
dönemde iyi sonuç alınıyor. Bazı kişilerde yara iyileşmesine
bağlı olarak izlerin geçmesi zaman alıyor. Ameliyattan
sonraki iki aylık dönemde ağır sporlardan, efor gerektiren
işlerden uzak durmak gerekiyor. Kilonun korunması amacıyla
beslenme programı uygulanması, düzenli egzersiz yapılması
önem taşıyor.
Meme büyütmede kullanılan protezlerde de yenilikler var. Sertleşmeyi azaltan, doğal yapıda, olası bir kaza sırasında hasar görmeyen ve sızdırma yapmayan protezler kullanılıyor. İdeal ölçü omuzların genişliği, kişinin vücut yapısı ve isteğine göre belirleniyor. Meme küçültmeden sonra meme ucunda geçici bir his kaybı olabiliyor, ama bir süre sonra bu durum kendiliğinden düzeliyor. Süt kanallarıyla ilgili uygun teknik kullanılırsa emzirmede herhangi bir sorun yaşanmıyor.
ÇİKOLATA MASKESİ Kozmetik dünyasının son çılgınlıklarından birisi de, çikolata kremleri ile maskeleri! Son zamanlara kadar aknelerden sorumlu tuttuğumuz, bizi şişmanlattığı için suçladığımız ve bir zaaf olarak gördüğümüz çikolatanın, gün gelip de kozmetik ürünlerin içine gireceğini kim hayal edebilirdi? Doğrusu kakao taneleri, Avrupa ile tanıştığı 16. yy'dan bu yana bazen göklere çıkarıldı, bazen de yerden yere vuruldu. Ama giderek itibarı artmaya devam ediyor. Özellikle bitter çikolatalar, artık güçlü antioksidanlar olarak aklandılar. Hatta yeşil çay ve şarapla birlikte anılmaya başladılar.
Çikolata şarap gibidir
İyi bir çikolata, nadide bir şaraba benzer. Yapılış süreci,
koku ve renginin önemi, tadım töreni, tanımlanışı şarabı çok
andırır. Saf bir siyah çikolatada bol miktarda
polifenoller, magnezyum, potasyum,
fosfor ve E vitamini bulunur. Bazı
araştırmalar, kakaodaki antioksidanların, kırmızı şarap ve
yeşil çayla mukayese edilebilecek kadar güçlü olduğunu
belirtiyor. Kleopatra'dan bu yana şarabın cilde ne kadar
yararlı olduğu biliniyor. Ardından yeşil çay kozmetikleri
yayıldı veşimdi de sıra çikolata kremlerinde! Kakao yağı
gerçekten iyi bir nemlendiricidir.
Ciltteki en belirgin etkisi onu
yumuşatması, ince kırışıklıkları düzeltmesidir. Kakaodaki
zengin antioksidanların cilt proteinlerini beslediği de
sanılıyor, ancak bu özelliği kesin değil. Çünkü bazı
doktorlar kakao moleküllerinin, cildin alt tabakasına
geçemeyecek kadar büyük olduğunu söylüyor ve etkisinden
kuşku duyuyorlar. Ama kakaonun cildi yumuşattığı kesin.
İşe yarıyor
Kozmetik dünyası bütün bunları
tartışmaya ve araştırmaya devam ede dursun, biz çikolatayı
cildimize sürmeyi deneyebiliriz. En azından cildimizi
yumuşatır ve ruhumuzu okşar. Çikolata maskesi, özellikle
olgun ciltlerde harikalar yaratır. O güzel kokusunun
aromaterapi etkisi de yanımıza kar kalır.
* Yarım bardak
kakao
* Bir çorba
kaşığı süt kreması
* Bir tatlı
kaşığı bal Bunlar temel malzemelerdir. İsterseniz içine
yulaf unu, ezilmiş badem ve 1-2 damla da sızma zeytinyağı
veya badem yağı ilave edebilirsiniz.
* Diğer bir
seçenek de bitter çikolatayı biraz zeytin yağı ile birlikte
buharda eritip sürmektir. Malzemeyi güzelce karıştırıp,
sürülebilir bir kıvam elde edince; yüzünüze, boynunuza,
dekoltenize, hatta isterseniz tüm vücudunuza uygulayın. On
beş dakika bekleyin, sonra da ılık su ile yıkayın.
Cildinizin kadifemsi bir yumuşaklık kazanacağına emin
olabilirsiniz.
10 GÜZELLİK MASALI
En ünlü
10 güzellik masalı
Doğru bildiğiniz ama aslında yanlış olan güzellik sırlarını
okuduğunuzda siz de şaşıracaksınız. İşte 10 güzellik yalanı.
'Saçları günde 100 kez taramak, onları daha sağlıklı ve parlak yapar': Yanlış Saçlarınız, düzenli tarandıklarında daha sağlıklı olacaklar diye bir kural yok. Üstelik, düşük kaliteli fırçalar saç uçlarının kırılmasına yol açabiliyor .
Öneri: Saçlarınızı taradıktan sonra parmak uçlarınızla saç derinize masaj yaparsanız, bu şekilde kan dolaşımınız hızlanacak ve saç kökleriniz daha çok beslenecektir.
'Karbonat, dişleri beyazlatır': Doğru
Karbonat, bize ışıltılı dişler sağlar. Bunun için, diş
fırçasına biraz karbonat döküp dişlerinizi 2-3 dakika
fırçalayın, sonra ağzınızı suyla iyice çalkalayın.
Öneri: Dişleri karbonatla sık sık fırçalamak, dişin en üst tabakası olan minesini incelteceğinden, bu işlemi haftada bir kez yapmak yeterlidir.
'Çay,
gözdeki şişkinlikleri hemen indirir': Doğru
Yorgun gözlerinize uygulayacağınız rahatlatıcı bir çay
kompresi, kendinizi harika hissetmenizi sağlar. Çünkü, çayın
dinlendirici ve şişkinlik giderici etkisi var.
Öneri: İki tane çay poşetinin üzerine sıcak su dökün ve biraz demlenmesini bekleyin. Soğuduktan sonra, gözlerinizin üstüne koyup beş dakika bekleyin.
'Limon
suyu saçın rengini açar': Doğru
Doğal kumral olan saçlarınızın rengini, limon ve güneş
ışınlarıyla daha da sarartabilirsiniz. Limon suyunu, üçte
bir oranında normal suyla seyreltip saçınıza sürün ve güneş
altında bir saat bekleyin.
'Vücudumuzdaki tüylerin jiletle alınması, onların daha gür
çıkmalarına neden olur': Yanlış
Tıraş edilmiş tüyler, kimi zaman ele daha gürmüş gibi gelir.
Ama bunun nedeni, jiletle kesilmiş tüylerin uçlarının,
jiletle kesilmemiş tüylerdeki gibi sivri değil de küt
olmasıdır. Tüyler bir süre uzadıktan sonra, bu sertlik de
ortadan kalkar.
Öneri: Tüylerinizi jiletle aldıktan sonra, o bölgeye nemlendirici bir krem sürerseniz, cildinizin kurumasını ve kaşınmasını önlemiş olursunuz.
'Diş
macunu, uçuk ve sivilcelere iyi gelir':
Yanlış
Diş macununun sivilceyi iyileştirdiği söylenir. Ama, macunun
kurutucu özelliği olmasına rağmen, içerdiği 'flor' cildi
tahriş edebilir
Öneri: Uçuklar ve sivilceler için, bu konuda özel olarak geliştirilmiş ürünleri tercih etmelisiniz.
'Havuç
yemek, cildi güneş yanığına karşı korur':
Yanlış
Havuç yiyerek güneşin zararlı ışınlarından korunmamız mümkün
değil. Güneşten zarar görmemek için, güneş ışınlarından
ölçülü yararlanmalı ve yüksek koruma faktörlü güneş yağları
kullanmalıyız.
'Dudak
bakım kremleri bağımlılık yapar': Yanlış
Dudak bakım kremlerine karşı bir bağımlılık gelişmez.
Dudakların hassas derisinin kendi başına yağ üretme yeteneği
yoktur. Dolayısıyla, düzenli olarak dudak bakım kremi
kullanmanızda hiçbir sakınca yok.
Öneri: Güneşli havalarda, koruma faktörlü dudak bakım kremlerinden birini tercih edin ki, dudağınız zararlı ışınlara karşı da korunsun.
'Limon
suyu, çilleri ortadan kaldırır': Yanlış
Limon suyu zaten ince olan cildi tahriş edebilir. Yüzünüzde
çilleriniz varsa, yüksek koruma faktörüne sahip güneş
kremleri kullanabilirsiniz.
Öneri: Limon suyunu, diz ve dirseklerinizdeki sertleşmiş bölgeleri yumuşatmak için kullanabilirsiniz. '
Selülite karşı kahve için': Doğru
Kahve, iki tarafı keskin bir bıçağa benzer: fazla içtiğiniz
takdirde, cildinizin portakal kabuğu görünümü artabilir. Öte
yandan, selülit önleyici kremlerin pek çoğunda bulunan
kafein, zehirli maddeleri vücudumuzun problemli alanlarından
atar ve bu can sıkıcı görünümden de kurtulmamızı sağlar.
SUNA DUMANKAYADAN EVDE DOĞAL BAKIM Bitki bilimi ve güzellik uzmanı suna dumankaya güzellik sırlarını 'Meslek Sırlarım' adını verdiği kitabında bir araya getirdi. Cilt, vücut ve saç bakımı ile ilgili olarak sayısız reçete sunan Dumankaya'nın önerdiği tüm formüller doğal ve halis ev yapımı. Türkiye'nin ilk lokman hekimlerinden olan Fatma Öktem'in torunu olan Dumankaya, sağlık ve güzellikle ilgili bitkisel ürünlerden oluşan bulgu ve sırlarını anneannesinden emanet aldığını söylüyor. Dumankaya, 110 yaşına kadar yaşayan anneannesinin doğal ürünlerle yapılan güzellik ve sağlıkla ilgili tüm bilgileri içeren Farsça, Arapça, Latince açıklamalı bir kitap yazdığını belirtiyor.
'Meslek Sırlarım' adlı kitapta, herkesin evinin bir köşesinde mutlaka bulunan, hem kolay, hem de bütçeyi sarsmayacağı için herkesin yapabileceği güzellik, saç bakımı ve cilt bakımı ile ilgili öneri ve bilgileri bulmak mümkün. Dumankaya, kişinin kendisine bakım uygulamasının mutlaka güzellik merkezleri ve yüksek alım gücü gerektirmediğini, doğal ürün ve doğru karışımlarla bunu sağlamanın mümkün olduğunu belirtiyor ve ekliyor: "Güzel olmayan kadın yoktur. Bakımlı olduktan ve biraz da bu konunun inceliklerini bildikten sonra bütün kadınlar güzeldir.
Ayrıca bu sırlar ve bilgiler, cildine ve kendine özen gösteren erkekler için de geçerlidir". Tüm dünyada gerek sağlık, gerekse güzellik konusunda doğal ürünlere bir dönüşün yaşandığını söyleyen Dumankaya, "Birçok kozmetiğin de hammaddesi doğadan karşılanıyor. Bu kitapta paylaştığım reçeteler, oldukça ekonomik şartlarda yapılabilecek, denenmiş, istikrarlı olarak kullanıldığında sonuca götürebilecek niteliktedir" diye konuşuyor.
Yüz bakımınız için basit reçeteler
TEMİZLEME SÜTÜ
Yüzdeki gözeneklere dolan kirleri ve makyajı temizlenin en
kolay ve ucuz yolu, evde doğal malzemelerden
hazırlayacağımız karışımlardır. Temizleme sütünü
parmaklarınızla ve yuvarlak hareketlerle sürün.
Malzeme: 1 salatalık, 1 su bardağı süt Uygulama: Salatalığı
rendeleyip, 1 su bardağı sütte kaynatın ve süzün. Her gün,
sabah ve akşam bu karışımla cildinizi silin.
TEMİZLEME TONİĞİ
Tonik, ciltte kalmış kir, yağ ve temizleyici kalıntılarını
temizler ve cildi tazeler. Temizleyicinin ardından sürülür.
Aşağıdaki tariflerle hazırladığınız tonikten birkaç damla
pamuğa damlatıp, silmeden, tamponlayarak cildinize
uygulayın. Toniklemeden sonra yüzünüze maden suyu püskürtün
ve kağıt mendille tamponlayarak kurutun. Sonraki aşama
nemlendirme olacak.
a-
KARMA CİLTLER İÇİN Malzeme: Lavanta, melisa,
papatya, hatmi çiçeği, yarım fincan saf alkol, içme suyu
Nemlendirme, çevrenin yol açtığı buharlaşma etkilerinin önlenmesine yardımcı olur. Nemlendirici cildi düzgünleştirir, dolgunlaştırır, gözenekleri kapatarak makyaj için iyi bir zemin hazırlar.
Uygulama: Kaynamış suyun içine birer tutam lavanta, melisa, papatya ve hatmi çiçeği atın, 15-20 dakika demlendirip süzün. Saf alkol ekleyin. (Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında saklayın)
b - HASSAS CİLTLER İÇİN Malzeme: Biberiye, gül suyu Uygulama: Bir çorba kaşığı biberiyeyi, 300 ml. gül suyuna karıştırarak karanlık bir yerde saklayın. Bununla her akşam cildinizi temizleyin.
c -
KIRIŞIKLIKLAR İÇİN Malzeme: Yarım litre ılık
su, 1 tatlı kaşığı karbonat Uygulama: Su ve karbonatı
karıştırın. Pamukla, cildinize uygulayın.
Malzeme:
Havuç, zeytinyağı, limon Uygulama: Havucu rendeleyin. İçine
zeytinyağı ve limon suyu ilave edip, yiyin. Bu karışım vücut
için çok faydalıdır. Bağırsakları düzene sokar ve cilde nem
sağlar.
Peeling
(Derinlemesine yüz temizliği)
Cildi ölü hücrelerden, biriken yağlardan ve siyah
noktalardan arındırmak için, derin bir temizlik
yapmalısınız. Bunu peeling, buhar banyosu veya maskelerle
gerçekleştirebilirsiniz. İşte evde yapabileceğiniz basit
peeling tarifleri: Malzeme: 1 kahve fincanı yulaf ezmesi,
2.5 çay kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı elma sirkesi, yarım tatlı
kaşığı sıcak su Uygulama: Malzemeleri karıştırın ve cilde
uygulayın. 15 dakika bekleyin ve yumuşak, nemli bir bezle
ovarak çıkarın. Bol su ile yıkayın.
SİVİLCEDEN KURTULMAK İÇİN
Sivilceler her yaşta birçok insana sorun
yaratır. Sivilceleri yok ederek daha sağlıklı ve güzel bir
cilde kavuşmanın en güzel yolu yine doğadan geçiyor.
Sivilceleri yok etmek için beraber bu basit formülü
hazırlayalayabilirsiniz. Malzeme: 100 gram alkol, 6 adet
aspirin Uygulama: Aspirini ezin ve alkolle karıştırıp 3 gün
bekletin. Bu karışımla cildinizi her gün silin.
LEKELERİ YOK ETMEK İÇİN Malzeme: 1 çay kaşığı amonyak, 1 çay kaşığı peridrol, 1 çay kaşığı saf su, 1 çay kaşığı sabun Uygulama: Kullanılmamış bir sabunu rendeleyin ve diğer malzemelerle karıştırın. Cildin hassaslığının ölçülmesi için önce elinizin üzerine deneyin, sonra lekelerin üzerinde bekletip, bol su ile yıkayın. Bu karışım haftada bir kez uygulanabilir. Dışarı çıkarken güneşten koruyucu ürünler kullanmaya dikkat edin.
ÇİLLERİNİ SEVMEYENLERE
Malzeme: Keten tohumu Uygulama: Keten tohumunu kaynatın,
suyu ile cilde masaj yaparak çillere ve lekelere maske
olarak uygulayın.
Bunları ihmal etmeyin
Cildinizi güneşten koruyun:
Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için her gün koruyucu
krem kullanmalı.
Cildinizi aşırı sıcak ve aşırı
soğuktan koruyun: Sıcak ve soğuk havalarda
cilt nemini kaybeder. Özellikle kışın cilt tipiniz için
uygun nemlendiricileri mutlaka uygulayın.
Sigara içmeyin:
Sigara cildin ihtiyacı olan oksijeni azaltır ve cildin
yenilenmesini engeller. Cilde solgun görünüm verir.
Cildinizi derin temizleyin:
Bazı yaşı ilerlemiş bayanlar cildi kurutacağı ve
kırışıklıkları artıracağı düşüncesiyle cilt temizliği
yapmaktan kaçınır. Pamukla uygulayacağınız bir temizleyici
kremin, birkaç dakika cildin üstünde kaldıktan sonra bol
suyla yıkanması yeterli olur.
Cildinizi derin nemlendirin:
Haftada bir, maske veya nemlendiricinizi bol miktarda
kullanarak, cildinizi beş on dakika nemlendirmeye bırakın.
Cildinizde kan dolaşımını hızlandırın: Uygun kremlerle
cildinize masaj yaparak, ciltteki ölü derinin atılmasını
sağlayabilir ve kan dolaşımını hızlandırabilirsiniz. Bu,
cildinizin yenilenmesine ve pürüzsüz bir görünüm kazanmasına
yardımcı olur.
Sağlıklı beslenin:
Vücudunuz için uygulayacağınız sağlıklı beslenme programı,
cildiniz için de yararlıdır. Bol sebze ve meyve, bol lifli
tahıllar, az yağlı, az şekerli ve az tuzlu besinler tercih
etmelisiniz. Ve tabii bol su şart!
Sonbaharda:
Cildiniz kuruysa baharat kullanmayın. Bol bol su için,
salata ve sebzeye ağırlık verin. Yüzünüzü belli aralıklarla
maden suyu ile yıkayın. Duşa girmeden önce badem yağı ile
masaj yapın.
Kış aylarında:
E ve C vitamini içeren besinler tüketmeye özen gösterin.
Ispanak, marul, semizotu gibi yeşil sebzeleri çiğ olarak
tüketin. Haftada bir gün yalnızca iki, üç litre sıkma meyve
suyu içerek temizlenme kürü yapın. Açık havaya çıkarken
cildinize bitkisel yağlar (susam,
kayısı yağı gibi) veya nemlendirici kremler
sürün.
ÇİN TIBBIYLA 4 ADIMDA 10 YAŞ
GENÇLEŞİN
Ginseng çayı ışıl
ışıl bir cilde kavuşmanızı sağlıyor,
jojoba ve
kişniş yağı ile yapacağınız bir cilt masajı
derin kırışıkların giderilmesinde etkili oluyor. Şaşırtıcı
ama gerçek! Geleneksel Çin tıbbı, birbirinden ilginç
yöntemleriyle sizi 10 yaş gençleştirebiliyor.
Uzmanlar ''güzel olmak
istiyorsanız nefes almalı, düşünmeli, yemeli ve
içmelisiniz'' diyor. Çünkü geleneksel Çin
tıbbında güzelliğin ancak bir bütün olarak hareket
edildiğinde korunabileceğine inanılıyor.
Geleneksel Çin tıbbına göre, sağlıklı ve güzel bir bedene sahip olmak için Chi' nin, yani yaşam enerjisinin vücudumuzdaki akışının dengeli olması gerekiyor. Ancak çeşitli fiziksel veya psikolojik nedenlerden dolayı Chi akışındaki denge bozulursa, işte o zaman pek çok sorun ortaya çıkabiliyor; hem sağlığınız bozuluyor, hem de cilt güzelliğiniz olumsuz yönde etkileniyor.
Dolayısıyla sağlık, güzellik ve gençlik için geleneksel Çin tıbbında sıkça uygulanan ve enerji akışının vücudumuzda dengeli bir şekilde dolaşımını sağlayan 4 felsefi yöntemi hayatımıza katmamız gerekiyor. Ying - Yang dengesi, 5 element öğretisi, Chi-Gong egzersizi ve Tuina masajı. Geleneksel Çin tıbbında hangi yöntemlerinin hangi sorunlara karşı etkili olduğunu ve bizi nasıl gençleştirip, güzelleştirdiğini Işık Terapi Merkezi' nden terapist Işık Kırgız anlattı.
YİNG - YANG DENGESİNİ SAĞLAYIN!
1:YİNG
TİPİ
Ying tipi kadınlar oldukça dişi bir figüre ve dolgun saçlara
sahip oluyorlar. Ciltleri ise genellikle kuru ve hassastır.
Kırışıklara ve selülite eğimli olmak ise ying tipi
kadınların diğer özelliklerinden.
KOKU: Anason, fesleğen, limon, biberiye, portakal, gül ağacı veya tarçın... Bu meyve ve bitkilerin aroma yağlarını düzenli olarak koklamanızı öneriyoruz. İsterseniz seçtiğiniz bir bitki veya meyvenin aroma yağını şişeden koklayabilir, isterseniz 2 damlasını az miktarda suyun içine ilave ettikten sonra yağ lambasında buharlaştırabilirsiniz. Siz de çevreye yayılan bu nefis kokuyu içinize çekip, aroma yağının gücünden yararlanmış olursunuz.
2.
YANG TİPİ
Gerçek bir enerji deposu, dışa dönük bir kişilik ve fit bir
beden' Bu üç özellik sizi iyi tanımlıyor mu?
Yanıtınız 'evet' ise o zaman sizde muhtemelen yang kutbu
üstün gelmiş. Bu gruba ait olan kadınların ciltleri ve
saçları genellikle nemden yoksun ve yağlı bir özellik
sergiliyor. Zaman zaman ortaya çıkan sivilceler de yang tipi
kadınların baş etmek zorunda kaldıkları bir başka sorun.
Bunların yanı sıra yang tipinde bağ dokuları gergin, kaslar
da şekillenmiş oluyor.
KOKU: Mine çiçeği, papatya, lavanta, lotus, yasemin ve melisa gibi aromatik yağlar zayıf olan ying yönünüzü güçlendirir, yang yönünüzü ise zayıflatır. Siz de bu kokulardan yararlanarak güzelliğinize güzellik katabilirsiniz.
ÇAY: Yarım fincan kurutulmuş orkide çiçeği ile bir santim uzunluğundaki meyankökünü 1 litre suda 20 dakika boyunca kaynattıktan sonra süzgeçten geçirin. Çayınızı 1 tatlı kaşığı balla tatlandırıp afiyetle için. Cildinizin ve saçlarınızın kısa sürede güzelleştiğini görünce şaşıracaksınıız
BESLENME: Yang tipi kadınlar şiddetli açlık
krizlerine yakalanabiliyorlar. Domates, salatalık, muz,
karides ve tofu, Yang tipi kadınların sakinleşmelerine
yardımcı oluyor.
METAL
Derin kırışıklar veya yanaklarda oluşan sivilceler,
vücudunuzdaki metal elementinin denetlediği akciğerinizde
sorun yaşadığınızı gösterebiliyor. Geleneksel Çin tıbbı
uzmanlarına göre; yaşam enerjiniz olanChi' nin vücudunuzda
tekrar serbestçe dolaşabilmesi için cildinizi
çimdiklemelisiniz. Bir yemek kaşığı jojobo yağını, bir tasın
içinde 1 damla kişniş yağı ile karıştırdıktan sonra yüzünüze
sürün. Ardından cildinizi baş, işaret ve orta
parmaklarınızın arasına alıp, birkaç kez yukarıya doğru
çekiştirin.
SU
Saçlarınız zayıf veya gözleriniz şiş mi? Bu
sevimsiz görüntüler, su elementinde bir sorun yaşandığına
işaret ediyor olabilir. Ve, bu da geleneksel Çin tıbbına
göre böbreklerle yakından ilgili.
sıvısının yeniden akıcı hale gelmesini, saçlarınızın da daha güçlü ve daha volümlü olmasını sağlıyor.
ATEŞ
Hassas, solgun ve kızarık bir cilt, duygusal açıdan da
hassas olan ve her sorunu içine atan kadınlarda ortaya
çıkıyor. Dolayısıyla geleneksel Çin tıbbının ateş elementini
kalple bağlantılı tutmasına şaşmamak gerek. Bu önerimiz,
cildinizde ortaya çıkan yanmaların, kızarıklıkların ve içsel
sıkıntılarınızın hafiflemesine yardımcı olacak: Bir yemek
kaşığı badem yağını, derin bir kabın içinde bir damla
lavanta yağıyla karıştırın. Hazırlamış olduğunuz bu karışımı
yüzünüze ve sol göğsünüze özenle masaj yaparak yedirin.
Kurumuş dudaklar, zayıf bağ dokuları ve selülitler, vücudunuzdaki toprak elementi ile mideniz arasındaki dengede sorun yaşandığının habercisi olabiliyor. Bu banyo kürü, vücudunuzun tekrar dengeye kavuşmasını sağlayacak: İki portakalı küçük küçük dilimledikten sonra bir litre suyun içinde 5 dakika boyunca kaynattıktan sonra süzgeçten geçirin. Ardından 10 damla kakule yağını ve 3 yemek kaşığı gül suyunu portakal suyuna ilave edin. Hazırladığınız bu karışımı küvetin içine dökün
AĞAÇ
APRİCOT LİFE
Kayısı da yapılan zayıflama ve kayısı
diyeti dünyada yıllarca kullanılan bir sistemdir. Kayısı
kalorisi düşük yüksek oranda lif içeren meyve olması gıda
katkısı olarak kullanılmakta
gelişmiş ülkelerde kayısı unu çocuk gelişimi ve obezlikte
uzaklaştırılmak için kullanılmaktadır.Kayısı unu ülkemizde
yapılmamaktadır. Biz ise yabancı proje ortağımız olan sayın
hansler ile
türk alman iş birliği ile
APRİCOT LİFE gıda destek ürünü dünyada
kendini ısbatlıyan kayısının diyet ve zayıflama alanında bu
ender gıdanın haklılığı isbatlanmıştır.Ürün tamamen doğal
olup
lifli gıdalarda elde edilen lifler ile zayıflamanıza
yardımcı olacaktır.
APRİCOT LİFE İyi bir enerji kaynağıdır. Kendinizi daha zinde hissetmenizi sağlar.
APRİCOTT LİFE Günlük şeker ihtiyacınızı sağlayarak tatlı türlerinde uzaklaşmanıza yardımcı olur. Kilo kontrolünüze katkıda bulunur.
APRİCOT LİFE Bulantı yapmaz .
APRİCOT LİFE Şişkinlik hissi yaratmaz.
APRİCOT LİFE Gıda takviyesidir.
APRİCOT LİFE İştahınızı güvenle azalttığı ve günlük kalori alımınızda fazla ihtiyacınız olmadığını göreceksiniz
APRİCOT LİFE Kilo kontrol programına yardcımcı olan yeni ve çığır açıcı bir buluştur.
APRİCOT LİFE İçeriğinde bulunan kayısı unu ve kayısının faydaları aşşağıda çıkartılmıştır
KAYISININ BESİN DEĞERİ
Kayısı Meyvesinin Tüketim AlanlarıDünyada üretilen kayısının
önemli bölümü sofralık olarak tüketilmektedir. Ancak
kayısıda hasat döneminin kısa olması ve taze kayısının çabuk
bozulması nedeniyle kayısı daha çok kurutularak veya
işlenerek değerlendirilmektedir. Dünya yaş kayısı üretiminin
yaklaşık % 20-25’lik kısmı kurutulmaktadır. Sofralık ve
kurutmalık olarak değerlendirilen kayısıdan geriye kalan
kısmı ise işlenerek değerlendirilmektedir.
Kayısının Besin Değeri
Kayısı insan sağlığı bakımından önemli bir yere sahiptir.
pH’ı 3-4 arasında değişen taze kayısı dokuz farklı şeker, on
sekiz serbest amino asit, zengin A vitamini ve beta karoten,
yüksek miktarda potasyum ve demir elementi ihtiva
etmektedir. Yaş meyvede çağla döneminde yüksek olan C
vitamini (50-60 mg/kg) meyvenin olgunlaşması ile birlikte
azalmaktadır (30-50 mg/kg).
Kayısının İnsan Sağlığı Bakımından Önemi
Kayısı, insan vücudunun günlük enerji ve
protein gereksiniminin karşılanmasında çok az katkıda
bulunmakla birlikte mineral maddelerden potasyum ve
vitaminlerden ß-karotence çok zengindir. A vitaminin öncül
maddesi olan ß-karoten vücudu ve organları saran epitel
doku, göz sağlığı, kemik, diş gelişmesi ve endokrin
bezlerinin çalışması için gereklidir. Bu görevlerinden başka
A vitamini üreme ve büyümede, enfeksiyonlara karşı vücut
direncinin artmasında önemli rol oynar.
Diğer taraftan A vitamini normal
vücut hücrelerinin kanserli hücreye dönüşmesinin başlıca
sorumlusu olan aktif karsinojenlerden tekli oksijenin
oluşmasını önlemekte veya oluştuktan sonra etkisiz hale
getirmektedir. Ayrıca A vitamini organizmanın ve sağlıklı
hücrelerin direncini artırarak kansere karşı koruyucu görevi
yapmaktadır. Bu koruyucu aktivite sigara ve alkol
kullananlar için daha da önemlidir. Serbest radikallerin
oluşumuna ve hücre ölümüne neden olan protein ve yağ
asitlerinin bozulma tepkimelerini önlemektedir.
Kayısının sodyumca fakir potasyumca zengin olması nedeniyle
kalp yetmezliği, böbrek hastalıkları, hepatit siroz
tedavisinde olumlu etkileri olduğu bildirilmektedir.
Kuru kayısının beslenme ve sağlık açısından en önemli bileşiklerinden birisi de diyet lifidir. Kuru kayısının 100 g’da yaklaşık olarak 24 g diyet lifi bulunur. Yetişkin bir insanın günlük diyet lifi gereksinimi ise 25 gramdır. Diyet lifi sindirim sistemimizde salgılanan enzimler tarafından hidrolizlenemeyen polisakkarit ve lignin gibi bileşiklerden oluşmaktadır. Diyet lifi kabızlık, irritabl kolon sendromu, apandisit, hemoroid, diş hastalıkları, şişmanlık, şeker hastalığı, kroner kalp hastalıkları ve klon kanseri gibi hastalıkların oluşum riskini azaltmakta, bağırsakların düzenli çalışmasını sağlamaktadır.
DOĞAL ELMA SİRKESİ
Elma sirkesinin özellikle pırıl pırıl saçlar, lekesiz bir cilt ve incecik bir vücuda kavuşmada çok önemli katkılar sağladığı vurgulandı. Elma sirkesiyle cilt güzellik seansını herkes evinde kolayca uygulayabilir. Bugüne kadar sadece sofrada kullanılan elma sirkesinin cilt güzeliği için doğurduğu 'inanılmaz' sonuçlar ise şöyle sıralanıyor:
AKNELER ARTIK DERT DEĞİL!
Aknelerden kurtulmak için İhtiyacınız olan temizleyiciler, ıslak pamuk ve su.. İşte adım adım aknelere veda etme yolları..
İlk adım:
Hayatınızda hiç
sivilcelerinizi sıkmamış olabilir, sabun, diyet ve deterjan gibi
etkenler akne oluşumunu tetikliyor olabilir. Bu nedenle bunları
değiştirin ya da kullanım sonrası akne oluşup oluşmadığını takip
edin
İkinci adım:
Üçüncü adım:
Dördüncü adım:
Beşinci adım:
GÜZELLİK SIRLARI
Sağlık ve güzelliğin ayrılmaz bir ikili... İyi hissetmek ve harika görünmek için doğa her aşamada yol gösteriyor. Naturel olan her şey, cilt ve ten için pozitif sonuçlar yaratıyor. Toprak ana koynundaki mineralleri, vitaminleri üzerinde yeşeren bitkilere armağan ediyor. Bizler de bu nimetleri keşfederek insanlığın hizmetine sunmaya çabalıyoruz... Ancak bir sorunu aşmak için, önce o sorunu iyi bilmek lazım. Bu kez cildin bazı düşmanları üzerinde durmak istiyoruz. Hava kirliliği, stres ve yanlış bakım kremleri güzellik için son derece olumsuzluk yaratıyor.
Öte yandan kış aylarında da ciddi cilt sorunları ortaya çıkıyor. UV ışınları artık daha az diye korunmasız gezen insanların bir süre sonra cildinde lekeler başgösteriyor. Sigara içenler ise bu koşullardan daha fazla etkileniyor. Bu olumsuz şartlarda cilt nem dengisini kaybediyor ve kırışıklıklar kendini göstermeye başlıyor. Özellikle açık tenli olanlar bu mevsimde bile güneşe karşı duyarlı. Yanak, alın ve elmacık kemiklerinde görülen lekeler ve kızarıklıklar kadınları çok düşündürüyor.
Sizlere önerdiğimiz
bitkisel formüller hakkında gelen maillerden bilgi sahibi
oluyoruz. Cildinizin artık eskisi gibi olmadığını, sorunlardan
kurtulduğunuzu yazıyorsunuz. Doğal yaşam ve doğal bakımın
sonuçları da doğal bir güzellik. Bu konuda doğanın sizi
yanıltmayacağı da açık..
Şimdi hem bayram için hem
de diğer zamanlar için bazı öneriler vereceğiz size.
Gül güzelliği
Üç avuç taze gül yaprağını bir tencereye koyun. Beş
dakika bir bardak saf su ekleyerek pişirin. Ateşten indirin ve
süzün. (Ilık olana kadar bekleyin) Ihlamur yaprağını döverek toz
haline getirin ve bu suya ekleyin.. İçine bir çay kaşığı taze
kaymak ekleyin. Ve bir çay kaşığı da süzme bal katın. bir çorba
kaşığı Kestane ununu da ekleyin ve yoğurun.. İşte size doğalgül
kremi! Cildin parlak olması sağlar. Maskeyi olarak haftada bir
uygulayın..
Limonlu tonikle sağlıklı saçlar
İki limonun kabuklarını ince bir şekilde soyun. 750 gram içme
suyunu kaynatın. Soyduğunuz limon kabuklarının üzerine bu suyun
bir kısmını dökün. Ve başka bir kapta 20 dakika kaynatın. Geri
kalan suyun içine 50 gram kadar beyaz yağlı sabun koyun. (Doğal
sabun olmalı) Sabun kaynar suda çözülsün. Sabun eridikten sonra
karışıma 10 gram potasyum karbonat ilave edin vE 5 dakika bir
kapta kaynatın. Ocaktan alıp soğutun.
Diğer bir tencerede hazırladığınız limon kabuklarını bir süzgeçten geçirip ve iyice ezin. Sonra sabun çözeltisini ve limon suyunu ekleyin. Başka bir kaba 7 damla limon yağını koyun. Üzerine 50 gram alkol ilave ederek bu yağı çözün. Bu karışımı da ilk hazırladığınız karışıma ekleyin. İyice soğuduktan sonra bir şişeye koyun. Bu hazırladığınız tonik (birn anlamda ev yapımı doğal şampuan) ile saçlarınızı haftada bir yıkayın. Ama yıkadıktan sonra birkaç kez durulamanız gerekir.
Kahve telvesi ile Peeling
Kahveyi içince telveyi atmayın. En güzel peeling maddesidir
aslında. Bu telveyi yüzünüze sürün. Ve kuruyana kadar bekleyin.
Sonra dairesel hareketlerle kuruyan telveyi yüzünüzden çıkarın.
Daha sonra yüzünüzü iyice yıkayın.
Güzel bir boyun için
Bir de boyun için özel formüller vereceğiz. Çünkü boyun daha
kısa sürede kırışıyor. Ve insanı yaşlı gösteriyor. Bununla
ilgili olarak bitkisel yolları denerseniz olumlu sonuçlar size
mutlaka geri dönecektir.
Boyun için özel maske:
Sütle gelen dirilik
Süt hem yüz hem de boyun için güzel sonuçlar doğuran bir
besin.. Boyun için yapılacak şey çok basit: Bir su bardağı
süte biraz su ilave edin. Bu su ile boynunuzu yıkayın.
Kuruduktan sonra tekrar yıkayın bunu 10 dakika içinde bir
kaç kez tekrar edin. Ardından (Yarım saat sonra) soğuk su
ile boynunuzu yıkayın. Bu kompres boyuna canlılık
kazandırır. Haftada iki gün uygularsanız bir süre sonra
dirilik ve pürüzsüzlük kazanır..
Doğa elleri güzelleştirir
Güzel ellere sahip olmak için doğal yağlardan yararlanmayı
denediniz mi. Bu pratik yöntem ellerin güzel kokmasını
sağlar. 3 damla lavanta yağı, 2 damla bergamot yağı ve 10
damla badem yağını bir kaba koyun ve ve 1 tatlı kaşığı
gliserin ilave edin. iyice karıştırın. Bir başka yerde suyu
ısıtın ve sıcak su dolu bir kaba bu malzemeleri koyun. Bu
kaba ellerinizi sokun ve 20 dakika bekletin. 20 dakika sonra
ellerinize masaj yapın. İşlem bittikten sonra yumuşak ve
güzel ellere sahip olacaksınız..
Kuru ve mat ellere jojoba
Kimi eller kuru ve mat renkte gözükür. Bu görünümü gidermek
için bir yemek kaşığı pirinç unu gerekir önce. Bu una bir
çay bardağı süt katın. için bir miktar jojoba yağı (Bir
kaşık olabilir) ilave edin, tekrar karıştırın. Elinize bu
karışımı sürün.. 10 dakika sonra ellerinizi muslukta
yıkayın. Devamlı yaparsanız elleriniz güzelleşir.
DOĞAL SAÇ BAKIMI
Sağlıklı olması ile hiçbir ilgisi yoktur. Saç uzunluğu kafanızın şekli ve genişliği ile orantılıdır ve yeni teknolojilerle bile bunu değiştirmenize olanak yoktur. Sağlıklı ya da sağlıksız saç yoktur. Saçımız aslında ölüdür. Ölü olmasaydı kesildiğinde canımız yanmazmıydı? Eğer saçlarınızın ucu kırılmamışsa ya da boyama yüzünden hasar görmemişse onu sürekli kestirip sağlıklı ve uzun yapmaya çalışmak yanlış bir şey. Sadece stil değişikliği düşünenler için sık saç kestirilmesi önerilebilir.
Saçınızın sağlıklı olması için
yapabilecekleriniz:
* Günlük
olarak pahalı olmayan bir Vitamin alın.
* Saçınızı
fazla taramayın. Sadece gerektiğinde şekil vermek için tarayın.
*Kaliteli
bir tarak ya da fırça kullanın. Keskin metal ya da plastik uçlar
saçlarınızın uçlarının kırılmasına neden olur.
* Kaliteli
saç ürünleri kullanın. Çoğu alışveriş merkezlerinde satılan
şampuan ve saç ürünleri aslında birçok kötü kimyasal maddeyi
içlerinde bulunduruyor. Mesela
'ammonium laurel sulfate'
, ya da silikon içeren ürünler saçınızı kurutarak daha kolay
kırılmasına neden olabiliyor. İçlerinde birçok koruyucu madde
bulunduğunu iddia eden bu ürünler saçınız için aslında en büyük
tehlikeyi oluşturuyor.
* Saçınızı
sıkı bantlarla toplamayın. Bırakın rahat kalsın. Bu tür toplama
şekilleri de kırılmalara neden oluyor.
Sıcak yağ tedavisi
Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi
zeytinyağı
tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2
çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç
derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan
sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi
iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini
sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım
türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır
Hintyağı tedavisi
Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi
ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş
tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız
havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar
bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk
kırılan, kuru saçlara iyi gelir.
Zeytinyağı ve bal tedavisi
Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı
karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün
dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak
ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın
dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir
naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi
sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra,
saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların
ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.
Protein tedavisi
Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç
için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir
çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba
kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir
kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20
dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra
saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.
Kakao yağı tedavisi
Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım
yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan
genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım
çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1
çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün
bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı
iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna
1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak
başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında
bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu
renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.
DÖRT ŞİFALI BİTKİ
PAPATYA NE SAĞLIYOR?
BUNU DENEYİN:
BUNU DENEYİN:
BİBERİYE NE SAĞLIYOR?
BUNU DENEYİN:
GÖZALTI MORLUKLARI
Bazı gıdalar, polen, toz, kedi tüyü kimilerinde öyle bir kaşıntı, hapşırma ve göz sulanmasına neden olur ki, bu kişiler gözlerini ovuşturmadan yapamazlar. Sonuç içi kızaran, dışı moraran gözlerdir! Gözaltındaki mor hareler çoğunlukla kalıtsaldır. Genellikle çok beyaz tenli ve göz çukuru derin olanlarda meydana gelir. Fizyolojik nedenler arasında vücudun fazla su tutması veya su kaybı, aşırı tuz tüketimi, sigara içmek, kalp hastalıkları, böbrek ve karaciğer hastalıkları birinci sırada yer alır. Tabii uykusuzluk, kansızlık ve demir eksikliği gibi sorunların tümü, gözaltındaki lekelerle kendini ifade eder.
Önlemler neler?
Bu koyu halkaları kısmen düzelten, artmasını önleyen bazı
çareler biliyoruz. Her şeyden önce, vücudunuzu susuz bırakmayın.
Sonra son derece hassas olan göz çevresini güneşten koruyun,
uykunuza özen gösterin, yüzünüzü soğuk su ile yıkayın, tuzu
azaltın, bol bol balık, sebze ve meyve tüketin. Üzüm çekirdeği
extresi, C vitamini ve diğer antioksidanlar kılcal damarların
güçlenmesine ve cildin gelişmesine yardımcı olur. Bunlardan
yararlanın.
Tedavi şekilleri
Gözaltı morluklarına salatalık ya da patates
halkalarının veya çay kompreslerinin iyi geldiğini çoğumuz
biliyoruz.
* Size
tavsiyem bu malzemeleri poşetle değil taze olarak ve
buzdolabında soğutarak uygulayın.
* K ve C
vitamini içeren göz çevresi kremleri kullanın.
* Dolgu
tekniği ile gözaltını hafifçe kalınlaştırdığımız zaman morluklar
ortadan kalkıyor, görünüm düzeliyor.
* Özel bir
teknikle yapılan gözaltı mezoterapisi de son derece güzel
sonuçlar veriyor.
* Birçok
durumda lazer peeling gözaltı morluklarını hafifletir. Ancak
biraz sıkıntılıdır.
* Radyo
frekansı ile yapılan yüz gençleştirme seansları hem zahmetsiz
hem de gayet etkilidir.
* Bu yıl
fraksiyonel lazer (çok küçük delikler açan bir cihaz) ile
gözaltı morluklarında harika sonuçlar alıyoruz. İyileşme süreci
çok daha kısa olan bu yeni lazer tekniği ile yaklaşık 3 seansta
gözaltı morluklarını büyük ölçüde hafifletebiliyoruz.
BİTKİSEL GÜZELLİK SIRLARI
Parlak saçlara sahip olun
Saçlarınızın çok kuru olduğundan yakınıyor, daha parlak
görünmesini mi istiyorsunuz? İşte işe yarayacak bazı öneriler:
Bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla
karıştırıp saçınızın diplerinden başlayarak uygulayın. 20 dakika
beklettikten sonra durulayın.
Bir başka öneri ise şöyle; 1 yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi,
2 çorba kaşığı bitkisel yağı karıştırın çırpın. Bu karışımı baş
derinize ovarak iyice yedirin. Saçlarınızı tarayarak bütün
karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle
bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın.
Salatalık sürün canlanın
Salatalık ile cildinizi
canlandırmaya ne dersiniz? A, B ve C vitaminleri
ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri olarak
tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa
iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını
dengeliyor. Canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik
ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. Cildiniz için her
gün1 salatalık yiyin. Ayrıca salatalığın kabuğunu biraz kalın
soyup yüzünüze sürün, cildinizde ani canlanma ve yumuşama
etkisini hissedeceksiniz.
İyi bir uyku çekin
Cildimiz kendini onararak yenilenmek ve beslenmek için
organizmanın derin uyku halini, yani geceyi bekler. Cilt, gece
yarısından sonra hormonlar tarafından daha iyi sulanır; kılcal
kan dolaşımı da aynı şekilde bu dönemde canlanır. Cildin
uygulanan ürünlerden en yoğun olarak yararlandığı saatler ise
sabahın dördüdür. Gecenin cildimize sunduğu en büyük hizmet
sakinleşmektir. Yani gün boyunca kendisini güneşe, rüzgara karşı
savunurken, yaptığı strese bağlı ya da mimiklerle ilgili
kırışmaların asıl nedeni olan adale kasılmaları gece boyunca
sakinleştiğinde ortadan kalkar ve cilt rahatlar.
Kırışıklıklara meyve
Bilim adamları, güneş ışınlarından meydana gelen
cilt kırışıklıklarının yiyeceklerle de ilgisi olduğunu açıkladı.
Araştırmacılar; sebze, baklagiller, zeytinyağı ve bazı
meyvelerin, güneş ışınlarının olumsuz etkisine karşı cildi
koruduğunu belirtiyor. Cildi güneş ışınlarının etkisinden
koruyan diğer anti-kanserojen besinler ise balık, erik, elma ve
çay. Öte yandan ciltte kırışıklıkların, et, sütlü besinler,
şeker, tereyağı ve margarin tüketenlerde daha fazla meydana
geldiği gözlendi.
Dudaklar balla parlasın
Bal, içeriğindeki vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle
değerli bir besin maddesi olmasının yanı sıra, tedavi edici
özelliklere sahip. İşte
çatlayan dudaklar için tedavi edici bir dudak parlatıcısı:
1 fincan tatlı badem yağını ve yarım fincan
balmumunu, mikrodalga fırında balmumu eriyene kadar tutun. 2
kaşık balı ilave edip karıştırın. Soğumaya bırakın. Karışımı
kapaklı minik kaplara döküp kullanın.
Kuru cildin ilacı gül
Yağlı cilt kadar kuru cilt de sorun yaratır. Özellikle soğuk
aylarda kuru cilt yeteri kadar beslenmezse, çatlaklar ve
tahrişlere açık hale gelir. Kuru bir cildiniz olduğundan
yakınıyorsanız gülden yararlanabilirsiniz. Gül suyu ve gül yağı
kozmetikte de oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Üç damla gül
yağını, üç damla lavanta yağı ile karıştırarak cildinize sürün.
Cildinizin bir anda gerginlikten kurtulduğunu hissedeceksiniz
Dokuz kuşaktır bitkileri kullanarak cilt sorunlarına karşı doğal reçeteler hazırlayan ve aileden gelen Herbalist Leyla Çabuk İskoçya’da öğrendiği yöntemle bitki karışımlarını zamana karşı dayanıklı hale getirmeyi öğrenmiş.
Bu Karşımları saç dökülmesi,egzama,sivilce ,mantar,tüylenme,selülit,aşırı
kilo ve çatlakları olan kişilere uygulayan Çabuk ilk uygulamadan
sonra farkın hissedilmeye başlandığını belirtiyor.
Çabuk Şaşkınbakkalda’ki merkezdeki uygulamaları ve nasıl
sonuçlar aldığını ve bitkisel ürünler hakkındaki bilgilerini
cnnturk.com ‘a anlattı.
Saç dökülmesi ile başlayalım…
Leyla Çabuk:”Aileden
kalıntı olarak geçiyor saç dökünlemesi,sivilce ,egzama Yeni
dökülmeye başlamışsa saçlar,üç kere bitki karışımı uygulamak
yeterli.Yağlı saçlar çok dökülür.En çok dökülen kişide ise 30-60
günde dökülme duruyor.
Uygulamada önce derinin
dibi dezenfekte ediliyor. Bu işlem yağ, bakteri, mantar hepsini
alıyor. Sonra bitki lapası haftada bir uygulanıyor. 30 dakika
süre ile saçta kalıyor. Fazla durursa yakmaya başlar zaten.
Yıkayıp kuruttuktan sonra da ısırgan sürülüyor. Esas saçtaki
sorunu gideren de bu...
Haftada üç kere ise saç yıkanıyor özel sabun ve şampuan ile.
Sabah ve akşam da sarımsak ve kekik sürülüyor sırasıyla.
Daha sık yıkanıp uygulama yapılırsa daha da çabuk sonuç alınır.
Kimi iki, kimi üç sefer de sonuç alır. 60 gün sonra dökülme
durur, saçım dolgun olsun dersen devam ediyorsun. Çok açıklık
varsa gözenek yok olmuşsa tedavi uzun sürer, ama saç çıkar. Altı
ayda sonuç alınır...
Her hafta kafa deri atar
yılan gibi. Bitki lapası ve ısırgan deriyi harmanlıyor alttaki
deri harekete geçiyor ve hücre de çalışmaya başlıyor.
Sedef, saç kıran ve egzama olanın başı akar. Kulak arkası,
ensede çatlak oluşur ve sıvı gelir; yapışkan bir yapıda, zamk
gibi. Hani sivilceyi sıkarsın da bir su gelir ya, onun gibi.
Sadece bu üç hastalıktan sıvı gelir.
Bu sıvı akmadan da bu hastalıklar geçmez. Aynı bitkiyi 100
kişiye koyarsın 4'ünde sıvı gelir. İnsanlar korkuyorlar
bilmedikleri için ama korkacak birşey değil...
Ne kadar sürüyor uygulama?
Leyla Çabuk:
"Kimisinde 6 hafta, 3 hafta kimisinde de 1 yıl sürer. Kiminde
damla damla gelir, 1 yıl sürer, kimisinde ise 1 gecede biter.
Hep gece akar yalnız
Bunun nedeni de önceden görülen tedaviler. Alınan ilaçlar
hastalığı bastırıyor ve içeriye hapsediyor. Dolayısıyla her
vücudun tepkisi de farklı oluyor.
Eskiden çıban çıkardı biz de patlatırlardı, üstüne karasakız ya
da lokum veya sabun ile soğan koyarlardı ve içi boşalırdı
çıbanın. Şimdi ise hep antibiyotik ile vücuda sokuluyor
mikroplar. Sedef ve egzamada hem krem hem ilaçla mikroplar içeri
sokuluyor
Vücuttaki sedef de aynı şekilde mi
gidiyor?
Leyla Çabuk:
"Ayak parmağından saçına sedef olanlar var. Vücuda hiçbir şey
yapmıyorum sadece saça müdahale ediyorum. Bunun akma yeri ense
ve kulak arkası.
Saçtan aktıkça vücutta da hastalık geçiyor, kuruyup gidiyor.
Sedef de genetik. Bir üzüntü, bir kayıp bu hastalığı tetikliyor.
Bir hastalık daha var:
Deri kaybı. Bu hastalıkta, saç derisi kayboluyor, çukurlar
oluşuyor ve delik delik oluyor; kemiğe kadar iniyor. Dört hasta
var elimde böyle.
Küçük yaşta geçirilen ateşli hastalık sonrası lenfler
iltihaplanır. 18-20 yaşında da hastalık görülür. Bu kişilerde de
aynı yöntem uygulanıyor.
Bunu da büyüklerinden öğreniyorsun. Yemek yapmayı öğrenmek gibi.
Benim ailem yıllardır yapıyor bu işi. Ben de geleneğini bozmadan
devam ettiriyorum
İstenmeyen tüylerin dökülmesini
nasıl sağlıyorsunuz?
Leyla Çabuk: "Tüyü yok ediyor bu uygulama,
kanıtlanmış birşey... ÇAPA'da
20 denek üzerinde deneme yaptılar. Üç ayda yüzde 20 azalıyor ve
yüzde 38 inceliyor. Bu görüldü.
Tüyleri hiç almadan kurtulabilirler, haftada iki üç kere
sürerek... Göbek, göğüs, yanak, bel gibi hiç dokunulmamış
yerlere tüy bitkisini sulandırıp daha geniş alana yayıp, tüyün
dibine daha çok işlemesini sağlarsın ve daha etkili olur.
Sürdükten sonra kurumasını bekleyeceksin yalnız.
Bacak, kol daha önce alınmışsa mutlaka tekrar alınmalı daha
sonra uygulama yapılmalı. Büyüme çağındaki çocukları
getiriyorlar. Bir ay sürsünler, tüylerinin rengi değişiyor,
açılıyor ve azalmaya başlıyor.
Haftada bir de ponza taşı ile peeling yapacaksın sonra da suyunu
sürdüğünde ipek gibi oluyor."
Peki ne kadar süre nasıl
kullanılıyor?
Leyla Çabuk: "İki ay olur, üç ay olur
kullanılacak yere ve tüyün cinsine, hormonların çalışma
seviyesine göre değişiyor. Tüy alındıktan sonra bitki koyup,
ponzası yapılıyor.
İlk uygulamadan sonra kimisinin 20 günde kimisinin 4 ayda
çıkıyor tüyü. Hormon dengesine göre değişiyor. Bir seferden
sonra fikir belirtebiliyorum. Kimi 3 seans, kimi 5 seans kimi 10
seans geliyor."
Tüylerden tamamen kurtulduktan
sonra ürün hiç kullanılıyor mu?
Leyla Çabuk:
"Seans araları çok değişiyor. Tüy gittikçe incelip,
seyrekleşiyor. Bir de böyle parça parça yok oluyor. Birden bire
hepsi çıkmıyor. Bana gelmeye gerek bile kalmayabiliyor, aldırıp
bitki sürerek. Sonra da tüy olmayan yer alınır mı? Hiçbir şey
yapmaya gerek kalmıyor.
Body yapan erkekler de geliyor bana mesela, 5 seansta normal
hale geliyorlar.. Daha fazla gelmiyorlar."
Bu işe nasıl başladınız ve
bitkileri bu kadar iyi nasıl tanıyorsunuz?
Leyla Çabuk:
"Anne tarafımdam geliyor. Eskişehir'de yöntem onaylandığında
kökenimizi araştırmaya başladım. Orta Asya'dan geldiğini buldum
360 sene öncesine kadar gidebildim. Neneden toruna geçen birşey
bu. Kırıkçı çıkıkçı vardır, para karşılığı yapılmaz...
Annen ne yapmışsa onu
söylüyor, sen de onu yapıyorsun. Böyle kalıcı oluyor. 9 kuşak
öncesine kadar gidebildim. 65 senedir içindeyim.
Bu işi ailede para karşılığı yapan ilk ben oldum. Annem, bir
türlü kabul edemedi ve bu nedenle benimle 3 yıl konuşmadı. sonra
barıştık.
50-60'larda kapı kapı gidip yapıyordum, 8 sene böyle geçti, iş
sahibi oldum. Önce karşıdaydı işyerim sonra da buraya geçtim. 56
senedir yapıyorum bu işi.
Bana yetişemeyenlere, benden sonrakilere de miras bırakmak istiyorum."
Sizin bu reçetelere
ekledikleriniz var mı?
Leyla Çabuk:
"Annem daha sağdı o zaman. 13 yaşındaydım, Dr. Ziya Konuralp'in
akrabası üçüncü derece yanıktı. 40 gün sonra deri düzelmeye ve
saç çıkmaya başladı. Konuralp, anneme "tıp üstü bir insansın"
dedi.
Sonra bana çok destek oldu, beni dışarı götürdü, çok ameliyata
seyirci olarak soktu. İskoçya'da yaşlı bir adamın yanına gidip
gelmemi sağladı. O adam bana bitki ile bitkiyi dayandırmayı
öğretti bana. 5 yıl gittim geldim.
Önceden annemler bitkileri dövüyorlardı, sürüyorlardı. Bir hafta
sonra suyu kokuyordu. Şimdi ise ısırgan, kekik, sarımsak 50 sene
dursun, bozulmaz.
Bitkileri nasıl koruyacağımı ve dayandıracağımı öğretti. Benim
katkım bu oldu. Şimdi de piyasaya açılmaya karar verdim. 1936
doğumluyum ve geriye miras kalsın istiyorum. Buradan gelen insan
faydalansın. Bütün yeğenlerime öğretiyorum"
Bitkileri nasıl hazırlıyorsunuz?
Leyla Çabuk :
"Turşu gibi kurup bekleterek özünü alıyorsun. Çok bitki sularım
Karadeniz'den geliyor. Orası daha bakir... Genelde de
yaylalardan toplanır bu bitkler ya da iç bölgelerden; Kıyıdan
pek toplanmaz. Yaylalar da içe doğru. Yazın toplarız.
Saça konan bitki lapası da sülük gibi. Sülük nasıl pis kanı
çekiyor onun gibi... Lapa, saçkıran, egzama ve sedefte su
aktıktan sonra bir sivilce bile çıkmaz. Ben doktor değilim
yaptığım da kocakarı ilacı. 50 sene sonra Sağlık Bakanlığı bana
sertifika verdi.
Bugüne kadar yanılmadım. Sadece bazen seans süresi uzayabiliyor.
5 derim 10 seans da geçer."
Peki hamilelik döneminde uygulama
yapılabiliyor mu?
Leyla Çabuk:
"Bu saydığım hastalıkların çoğu genetiktir, özellikle sedef,
egzama, mantar. Hamilelikte kullanınca bebeğin geleceği için de
çözüm oluyor"
Peki alerjisi varsa?
Leyla Çabuk: "Alerji de geçiyor. Bu ürünleri kullanınca alerji
geçiyor. Alerjinin nedeni de o enseden gelen su. Ense kökünden o
akınca alerji de kendiliğinden geçiyor."
Benlere özel bir uygulama var mı?
Leyla Çabuk: "Bir seferde bitki ile temizlenir
ama önce bakmak lazım. Hepsi ellenmez çünkü.."
Sivilceler için ne yapıyorsunuz?
Leyla Çabuk:
"Karalahana çiçeği veriyorum, "bitinceye kadar sür" diyorum.
Ancak sürülecek alan önce temizlenmeli. Haftada bir, kurudukça
da peeling yapmak gerekiyor. Erkekler için kıllar daha sert
olduğu için kese varsa yap diyorum. Kanarsa önemli değil, bitki
sürünce kanama geçiyor.
Daha sonra da yine losyon ve karalahanadan yapılan su sürülüyor.
Bir hafta sonra fark belli oluyor. Bir tane sivilce çıkmaz daha
sonra...
Hazırlayan, uygulayan ve nasıl kullanılması gerektiğini söyleyen
benim. Bu nedenle ilk defada belli oluyor sonuç."
Hormonların en aktif olduğu
ergenlik döneminde nasıl?
Leyla Çabuk:
"Kişiye göre değişiyor. Kiminde hiç olmuyor kimi de 40 yaşına
geliyor hala sivilce devam ediyor. Orada mantar sorunu var. Gece
sürüyor bu hazırladığımı, güneşte yanıyormuş gibi sıcaklık hissi
veriyor. Bu tohum yaka yaka sorunu yok ediyor.
Bütün yüze sürdüğün için de sivilce oradan oraya bulaşmıyor ve
tamamen geçiyor, yüz temizleniyor. Sivilcelerle beraber, siyah
nokta, leke ve gözenekler de gidiyor."
Doğum ve güneş lekeleri?
Leyla Çabuk:
"Sivilce için verdiğim karışım uygulanıyor. Bu uygulama ile deri
akınca lekeler de kayboluyor. Ancak deri akarsa güneşten
korunacaksın, güneşe çıkmayacaksın. Özellikle yüzün cildi çok
nazik. Güneşe karşı hazırladığım bir krem var, onu öneriyorum."
Yanığı olanları alıyor musunuz
peki?
Leyla Çabuk:
"Yanık almıyorum. Yüzündeki yanığı çok sorun eden birkaç gençkız
kabul ettim şu ana kadar. Küçük bir bölge ise, çok özeldir
çünkü. Yanığın yeri çok hassastır ve deriyi tazelemek uzun
sürer. Kendim ele alırım onu ve deriye zarar vermeden yaparım.
Çatlakları sormadınız..."
Soracağım Selüliti de soracağım
Leyla Çabuk:
"Çatlağı garanti ediyorum. Ancak zor bir uygulama, çünkü çatlak
demek kesik demek..
Tüy dökülmesi için kullanılan bitkiler çatlak ve selülit
tedavisinde de kullanılıyor ama farklı uygulama yapılıyor..
Selülit için bitki var yalnız bitki sürmeden önce işçiliği var.
Selülit var ise işlem yaparım, ponza taşı ile peelingin ardından
bandajla sararım sarkma olmaması için. Sonra "bitki sür" derim.
İçeri sıcaklık vere vere eritiyorum yağları. Bandajla bitki
içinde kalıyor. Üç ay, iki ay, en fazla beş ay da geçiyor. Yağ
kalmadığı, sorunlu bölge harekete geçtiği için tekrar oluşmuyor.
Gençler daha çok istiyor..."
Eskiden böyle bir dert yoktu. Şimdi
çocuklarda bile var?
Leyla Çabuk:
"Eskiden insanlar çalışıyordu ve kilo almazlardı. İnsanlar şimdi
hep tahıl ile besleniyorlar ve herşey hormonlu. Herşeyi
mevsiminde yemek lazım, fazla et, karbonhidrat tüketmemek lazım,
çocuklar sebze bilmiyor. Ekmek, un, tahıl var; yürümek, hareket
yok. Canını seven artık sebzeye kayıyor."
Bu uygulamalar esnasında beslenmeye
de dikkat edilmesini istiyor musunuz?
Leyla Çabuk:
"Zayıflama dışında hayır. Onda da bir diyet vermiyorum ama bir
günde yediğinizi getirin diyorum. Getiremiyorlar. Ben de bir
günde yediğinizin yarısını yiyin diyorum. Daha sonra da tamamen
bitkilerden oluşan bir hap veriyorum, iştah kesmesi için.
Bitkinin draje hali. Çünkü çay şeklinde kimse içmiyor. Bu hapın
yanında da bal veriyorum, halsiz kalınmaması için, bazen de
ısırgan tohumu."
Kansere karşı da evde ısırgan
tohumu ile bal kürü yapılıyordu önceden?
Leyla Çabuk:
"Bunun hazırlanışı farklı ama... Adet sancısı olan ya da adet
düzensizliği bulunan gençkızlara da veriyorum. Düzene girene
kadar alıyorlar. İlaçla hormon yükleyince vücut tembelliğe
alışıyor. Bu yaptığım ise vücudu çalıştırıyor, vücut harekete
geçince de sorun kalmıyor."
Peki kendinize nasıl bakıyorsunuz?
Bildiğim kadarıyla taşla yıkanıyorsunuz...
Leyla Çabuk:
"38 sekiz senedir taşla yıkanıyorum. Nasıl kese yapılıyor bu da
ona benziyor. Peeling için verdiğim ponza taşı fakat içinde
çimento yok. Doğal; Vücut taşa alıştığında değişik oluyor.
En çok elma, domates, biber yani sebze yiyorum. Eti de canım çok
çektiğinde yiyorum. Vücudun yakabileceği kadar yemek lazım. Ya
yediğini hareket edip yakacaksın ya da miktarı azaltacaksın.
Mesela üç ay sarımsak suyu içtim aç karnına, damarlarımı açsın
diye; En sonunda kan topları geldi."
İnternet üzerinden satışa başlayacaksınız ama görüp fikir vermek
daha doğru değil mi?
Leyla Çabuk:
"Bana İstanbul'daki gelebilir ama yurtdışından gelenler var.
Onlar için çok zor oluyor. Nasıl kullanılacağını tüm detayı ile
tarif ediyorum, onlar uyguluyorlar. Saça yapılan uygulamada ise
akma başlayınca geliyorlar."
Kitap yazacak mısınız?
Leyla Çabuk:
"Kitap yazmak istiyorum ama şimdi çalışma zamanı...Şimdi bir
krem bir de süt yapacağım günlük kullanım için. Kimse de leke
kalmayacak. Cilt bakımının ardından sürüyorum. Güneşten koruyor,
kırmızı lekeleri alıyor. Kullandıkça lekeler de azalıyor.
YEŞİL ÇAY MUCİZESİ
ÇAY CİLDİ GENÇ TUTAR
Yeşil çay mucizesini teninize taşımak için kendi
yaptığınız bu pratik maskelerden de yararlanabilirsiniz.
Temizleyici tonik
1 çay kaşığı yeşil çayın üzerine 10 ml. kaynamış su koyun 5
dakika demlendirin. Soğumaya bırakın. Sonra cildinizi bununla
temizleyin. Daha sonra çayın içine batırılmış pamukla cildinizi
silin. Bu cildinizin koruyucu tabakasını düzenler, cildi
parlatır.
Göğüsleri sıkılaştırıyor
4 kaşık süzme yoğurt ve 2 yemek kaşığı yeşil çayı karıştırın.
Karışımı göğüslerinizin üzerine sürün, 10 dakika bekletin ve
sonra yıkayın. Ardından da cildinizi yine bitkisel kökenli -
adaçayı ve kekik yağı gibi cildi sıkılaştırıcı bir yağ ile
nemlendirin. Böylece hem cildinizin nem ve yağ dengesini
düzenleyecek hem de göğüslerinizin sıkılığını artıracaksınız
Yeşil çay niye bu kadar
faydalı?
Aslında yeşil çay siyah çayla
(Camellia sinensis)
aynı bitkiden elde ediliyor. Siyah çay oksidasyona maruz kalıyor
ve bu da antioksidan özellikteki maddenin yapısının bozulmasına
neden oluyor. Fakat yeşil çay ve siyah çayın kafein miktarı aynı









