Perşembe , 14 Aralık 2017
hugh-jackman

Hollywood yıldızı Hugh Jackman aslen nereliymiş

hugh-jackmanHollywood yıldızı Hugh Jackman aslen Türk olduğunu açıkladı.

Jackman, ‘Siz bu tarihin, bu zenginliğin içinde doğmuşsunuz, bunun bizim için ne demek olduğunu anlamayabilirsiniz’ dedi.
Daha önce Türkiye’ye geldiğini, Türkiye’yi çok sevdiğini söyleyen Hollywood yıldızı Hugh Jackman, dedelerinin Osmanlı topraklarından Avustralya’ya göç ettiğini belirterek, “Anlattıklarına göre bugün Yunanistan’da bulunan o bölge, o zaman Osmanlı İmparatorluğu’na aitti. Yani Osmanlı bir büyük dededen geliyorum. Sakın Türkiye’ye geleceğim diye bunu söylediğimi düşünmeyin ama ben Türk’üm. Evet evet, sanırım Türk olduğumu söyleyebilirim” dedi.
Hugh Jackman’ın Savaş Özbey’e verdiği, Hürriyet’te yayımlanan (15 Şubat 2015) röportajı şöyle:

Hiç Türk filmi izlediniz mi? Bildiğiniz, beğendiğiniz Türk yönetmen ve aktörler var mı?

Immmh… Şu anda aklıma gelmedi. Biraz hatırlatsana kimler vardı.

Yönetmen olarak Yılmaz Güney, Nuri Bilge Ceylan var. En son Altın Palmiye aldı. Oyuncu olarak da dünyada en çok bilinenler Halit Ergenç, Beren Saat…

Immmh…

E Russell Crowe kankanız… Son filmi ‘The Water Diviner’da Yılmaz Erdoğan memleketiniz Avustralya Akademisi’nden ‘en iyi yardımcı oyuncu’ ödülü aldı.

Filmde Russell’ın Türk muhatabı komutanı oynayan adamı söylüyorsun. Russell bana senaryoyu gösterdi ve onun ne kadar parlak bir oyuncu olduğundan bahsetti ama filmi daha görmedim. Çünkü burada daha gösterime girmedi.

Ben bir kopyasını yollarım size.

Yok canım, istesem Russell’dan da isterim. Büyük ekranda izlemeyi tercih ediyorum.

‘The Water Diviner’ demişken, bu yıl Çanakkale Savaşı’nın 100’üncü yılı. Bir Avustralyalı olarak bu savaş size ne ifade ediyor?

Bak bu çok ilginç çünkü o savaş Avustralya için bir dönüm noktası. İngiltere’nin kolonisi olmaktan bir çeşit büyümeye, olgunlaşmaya, ülke olmaya geçişimizi ifade ediyor. İngiltere’ye karşı bir hırs… Bu savaşın saçmalığı, her iki taraftan da onca insanın ölmüş olması… Bir de ne için? Hangi amaç için? ‘İngiltere Ana’mızı körü körüne her şeyde takip etmememiz gerektiğini anladığımız bir trajedi. O savaş bize kendi kararlarımızı kendimiz almamız gerektiğini öğretti.

Türk olduğumu söyleyebilirim’

O zaman ANZAK günlerinden birinde gelseniz ya Çanakkale’ye…

Avusturalya’da anma etkinliklerine çok katıldım. Ama Türkiye’dekine gelmek de başka bir heyecan olurdu. Çünkü Avustralya’da doğmuş büyümüş biri için, Çanakkale’de Türklerle yaşananlar, aslında kim olduğumuzun, bizi biz yapan şeylerin en önemli parçası. O yüzden gelmek isterim. Sanırım 100. yıl olduğu için bu kez her zamankinden kalabalık olacak.

İyi de büyük büyükbabanız Yunanlı…

Her yerde öyle yazıyor ama değil. İstersen gel şuna ‘Osmanlı’ diyelim. Çünkü babamla dayım, dedemin göç ettiği o yere gittiler. Anlattıklarına göre bugün Yunanistan’da bulunan o bölge, o zaman Osmanlı İmparatorluğu’na aitti. Yani Osmanlı bir büyük dededen geliyorum. Sakın Türkiye’ye geleceğim diye bunu söylediğimi düşünmeyin ama ben Türk’üm. Evet evet, sanırım Türk olduğumu söyleyebilirim.

‘Hiç düşünmeden İstanbul!’

İstanbul’da bize oynayacağınızı, şarkı söyleyeceğinizi, şakalar/komiklikler yapacağınızı biliyoruz. Bunlar dışında bir fikir versenize, tam olarak ne seyredeceğiz?

Türkiye için hazırladığım gösteri aslında çok kişisel bir şey. İçinde hayatımda önemi olan, büyümemde, kariyerimde etkisi olan sevdiğim şarkılar, videolar, hayatımdan hikâyeler, daha önceki şovlarımdan parçalar var. Hepsi tamamen kişisel şeyler. Bunları Amerika dışında bir yerde birileriyle paylaşacağım için çok heyecanlıyım.

Ne yani ilk kez İstanbul’da mı yapacaksınız bu şovu?

Daha önce bir kez Kanada’da benzer bir şey yapmıştım. İçinde dans var, şarkı var, benim için önemli ama komik hikâyeler var.

Onu söylediniz de aklıma yatmıyor, Londra’da biletleriniz yok satacakken, Melbourn’de kapışılacakken, neden çok da tanınmadığınız bir ülkeyi, İstanbul gibi Anglo-sakson olmayan bir şehri seçtiniz?

Söyledim ya karımla oturup oturup “Tekrar gitmeliyiz” dediğimiz çok oldu. Mesele hep “Tamam da ne zaman?” sorusuydu. Fırsat da çıktı aslında. Üç kere benzer projeler oldu. Her seferinde hiç düşünmeden “Evet” dedim. En son geçen yıl… Ama çeşitli sebeplerden hep iptal oldu.

Filmlerde sizi herkes Clint Eastwood’a benzetiyor. Sizce de benziyor musunuz? Hiç tanıştınız mı?

Evet tanıştık. Wolverine’i oynayana kadar aklımın ucundan bile geçmemişti ona benzediğim. İnsanlar, “Ona benziyorsun” dediklerinde utandım. Wolverine rolü için deli gibi Clint Eastwood filmleri seyrettim. Belki de o kadar çok Eastwood filmi seyrettim ki sonunda ona benzemeye başladım. Tabii bunu bir iltifat olarak alıyorum ve aslında ona benzetilmekten gizli gizli zevk alıyorum.

Peki ya Hollywood’daki Avustralyalılar? N’oldu yani “Aussie’ler Çağı”na mı girdik?

Evet artık epey çok olduk. Eskiden böyle değildi. Bu konuda Amerikalıların kabulleniciliğine hayranım. Mesela siz, Türkiye’de, atıyorum, bu kadar çok Amerikalı’nın gelip oyunculuk yapmasına izin verir miydiniz?

Verirdik, onda sorun yok da bence kimse izlemezdi. Hazır laf Avustralyalılara gelmişken… Eşiniz Deb, ‘Avustralya’ filminde sizi eski ev arkadaşı Nicole Kidman’la öpüşürken görünce hiç kıskanmadı mı?

kaynak:star magazin

İlginizi Çekebilir

Kalp atışını hissettiren yüzük

Yok Artık! Sevdiğinizin Kalp Atışını Hissettiren Yüzük

Nerede olursanız olun sevdiğinizin kalp atışını hissettiren yüzük HBRing, aşkını “Seni seviyorum” demekten daha yoğun ...

Marilyn-Monroe

Kadınlar Hakkında Ünlüler Tarafından Söylenen 25 Cümle

1. “Kadınlar ile ilgili yapılabilecek üç şey vardır. Onu sevebilir, onun için acı çekebilir ya da ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>